Ana içeriğe atla

Kayıtlar

“Herkes ötekidir ve hiç kimse kendisi değildir.*”

Bir cümle, bazen bir yerlerde okuduğunuz, bazen birinin söylediği, bir filmde duyduğunuz ya da birinin gözünüzün içine sokarcasına haykırdığı, bir konu hakkındaki tüm düşüncelerinizi aktarabilir. Öyle bir hisse kapılırsınız ki sanki ömrünüz boyunca düşünseniz, araştırsanız ve didinseniz görüşlerinizi, düşüncelerinizi bu kadar güzel, net ve öz olarak anlatamayacakmışsınız gibi gelir. Geçenlerde bir arkadaşla, hiç kimsenin etrafındakilere karşı dürüst ya da gerçekçi olmadığından konuşuyorduk. O gün bunu anlatmakta oldukça zorluk çekmiştim. Şimdi düşüncelerimi bu konuya bu kadar yoğunlaştırmışken bile zorlanıyorum. Yanlış anlaşılmaması için hemen belirteyim bu dürüstlük ya da gerçekçilik hayatın geneline karşı bir şey değil. İnsanların ikili ilişkilerinde kendilerine ve dışarıdakilere karşı olan dürüstlük ve gerçekçilikten bahsediyorum. Geçmişi doğal olarak bilemiyoruz ama bugün kimse karşısındakini gördüğü gibi kabul edip o şekilde yaklaşmıyor ve yargılamıyor. Kendi duyularımızla öğrendi...

Ders

Tarafını belli etmek gerekir bazen. Bu seçimlerde son seçimden farklı hareket ederek AK Partiye oy vermedim, İstanbul BB'de. Ancak bu çok kötü çalıştıklarına veya yeni gelecek olanlar onlardan daha iyi olacağı için değildi. Birincisi, oy verdiğim aday tam bu şehre göre biriydi. İkincisi, AK Parti aşırı güçlendiği için iş yapmayı bırakıp öncekiler gibi hareket etmeye başlamıştı. Şimdi sonuçlar kesinleşmeden şunu söylemek istiyorum ki; Umarım yinede AK Parti kazanır, sonuçta benim oy verdiğim aday kazanamıyor. Umarım bu onlara çok önemli bir mesaj olur ve çalışmaya başlarlar yeniden. İstanbul ve Türkiye genelinden gelen mesajlardan gerekli dersler alınır ve artık hantal bir devlet partisi olmakdan, dinamik bir halk partisi olmaya geri dönerler. Bu seçimler de bizler için bir umut olur... Seçim sonuçları üzerine de birşeyler yazmak var aklımda, ama bunun için kesin sonuçları bekleyeceğim. 

Mutluluk

"Nedir mutluluk?" diye sordum. Aynada bana bakan kendime. Kopya çekmek için döndüm baktım resmine. Gözlerin söyledi cevabı: İşte burada diye... (Ç'nin izni ile...Ç'ye)

Renk Cümbüşü

Eski resimleri kurcalarken gördüğüm bir resim yukarıdaki. Övünerek söylüyorum ki, burası benim Rize'deki evimin arka bahçesi. Dandik bir filmli kamerayla çekildiğini ve buna rağmen bu renkleri buraya taşıyabildiği özellikle belirteyim. Seyrine doyum olmaz bir cümbüş... Vaktiniz olduğunda ilkbahar, yaz veya sonbahar fark etmez mutlaka gidin ve yerinde görün bu renk cümbüşünü, temiz havasını, çılgın dalgalarını... :)

Evdeki mutluluk

Oradan buradan konuştuğumuz bir kahvaltılı sohbetinin sonlarına doğru konu bir şekilde evdeki mutluluğa gelmişti. Değerli bir abimiz o anda; ‘Evdeki mutluluk, buradan gittiğinizde eşiniz veya annenize daha doğrusu evinizde sizi bekleyen kişiye “Orada kahvaltı yaptık. Ama sen olmayınca pek bir şey anlamadım.” Diyerek, bir kahvaltı da onlarla yapmak istemeniz veya yapmanızdır.’ demişti. Bu güzel anlatım bir anda aklıma geldi. Bende hem buraya bir not düşeyim hem de paylaşmış olayım dedim. Her yerdeki mutluluklarınız gibi evlerimizdeki mutluluklarımızda eksik olmasın.

Sorarlar

Sana yaşamadığın şeyleri sorarlar Ahkam kesme En çok mutlu musun diye sorarlar Kulak asma Arkadaşlığı soracaktırlar Hatır et Dostluğu sorarlarsa Saygı göster Sevdayı sorarlar arada Duymazlıktan gel Aşkı sorduklarındaysa Kabirleri tarif et, görmek istedikleri yerde Sana yaşamadıkları şeyleri sorarlar Cevap verme En çok mutluluğunu sorarlar Tarif etmeye kalkma Arkadaşlığını sorarlar Esirgeme Dostluğunu sorarlarsa Karşılık bekleme Sevdanı sorarlarsa Anlatma Aşkını sorduklarındaysa Sessiz kal, kal ki büyüklüğü anlaşılsın Şimdi sırası geldi deyip Beni sana sorarlar Seni bana sordukları gibi Anlatma Halimi sorarlar Bilmezlikten gel Dostluğumu soracaktırlar Karşılıksızdı de sadece Sevgimi sorarlarsa Geçiştir Aşkımı sorduklarındaysa Kabrimi tarif et, görmek istedikleri yerde

İtiraf

Tamam, itiraf ediyorum, sensin... Her yazımı her şiirimi senin için yazdım. Siyasetten konuşurken bile aslında tüm mesajlarım sanaydı. Sen yanımdayken yan taraftaki şoföre söylediklerim de aslında sana kızgınlığımdandı. Başımın ağrıması da senin yüzünden... Geceleri uyuyamamamda... Ve tabii geceleri uyuyamadığımdan gündüzleri çalışamamam da aynı şekilde. Asabiyetim anlaşılamamaktan senin tarafından. Tüm cümlelerim sana birer mesaj aslında. Söylediğim kişinin seni tanıyıp tanımaması önemli değil. Nasılsa bir şekilde sana ulaşır diye hep serzenişlerim. Tatlıyı çok beğendiğimi söylediğimde sensin kastettiğim. Bir mekânı övdüğümde sana tüm söylediklerim. Her şeyi senin için konuşuyorum aslında. Hatta ne konuşması senin için soluk alıp veriyorum. Senin için yaşıyorum. Bom boş hayatım sensiz. Sen olmadığında dışarı çıkamıyorum. Ne oyunların ne de filmlerin tadı olmadığı için izlemiyorum. Senin dışındaki kimseye de yalan söyleyemiyorum. Onlara hep seni anlatıyor senden haberler bekliyorum. Bi...